Tayyip ile Obama ilk konuşmalarında birbirlerine hava atmaya başlamışlar. Obama Tayyip’e “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz” demiş. Tayyip altta kalır mı hemen karşılık vermiş ve o da “Bizdeki teknoloji çok farklı, partimizin bütün elemanları 100 metreyi, üç saniyede koşmayı beceriyor” demiş. Ama Tayyip bir süre düşündükten sonra bir anda korkuya kapılmış desteksiz attığı iddia yüzünden. Hemen danışmanlarını çağırıp attığı palavrayı anlatmış. “Haftaya Obama geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne yaparız?” Danışmanlardan biri hemen cevap vermiş “Obama’ya ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?” “Hayır sormadım ?” “O halde hiç korkmayın Başbakanım, alın Obama’yı Anitkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten Atatürk’ten kaçarken 100 metreyi üç saniyede koşarsınız.”

kurumayanoyunhamuru:

zencefilli-kurabiye:

kaybolmushayatlar:

teomandeliisii:

kaantangozeningitari:

basliksizkiz:

kralicenincirkinkizi:

Ne üç saniyesi, üç salise dösömdvö

oha MÜKEMMEL en sevdiğim post oldun

Ohaaaaaaaa en sevdiğim postt 

Aslında ATATÜRK’ün adının geçtiği yerde tayyoşun adının baş harfi büyük harfle yazılmada neyse

süperrrrrrrrrrrrrr

Oha süper

Qapaq

Sevgilisi olmayanlar gösterin kendinizi belki talip falan çıkar .

dovmecikiz:

heycouchpotato:

dayanserceparmagim:

zombilerinkizi:

maydanozsevmem:

sadeceyalniz:

hayattansogumusogrenci:

lanbisuus:

lanbisuus:

alone olanlar rb

çıkacak rakamdan korkuyorum lan

olum bu tipime kim bakar ki zaten aq fkglşdskjlsd

Olacağı yok ama insan rb yapıyor işte..

go tumblr aloneları go!!

Oha 7.700 küsür kişi yalnız aq

tumblr erkeklerini beklerun dlashasdfdsa

Aheeey 8000i bulcak bu post yorumları şlsdkşflksdşlfks

Aradıgım post :D :D

Benimde yok haa unutmayın benii

Cumhuriyetin ilk yılları, devrimler henüz tam oturmamıştır. Akşam vilayet konağında ilin ileri gelenleri ile tanışma ve yemek vardır. İlin valisi Atatürk’ün yanındadır. Atatürk gelenlere bakmaktadır. Gözü, sakalı bel hizasında bir kişiye takılır ve valiye kısık bir sesle ”Bu çok uzun sakallı kim?” diye sorar. Vali bey, Atatürk’e ”Paşam bu Şıh Hazretleridir. Bu çevrede çok sevilir ve saygın bir kişidir.” der. Şıhın kıyafeti ve sakalı Atatürk’ün dikkatini çeker ve Şıhı yanına çağırır ”Şıh Hazretleri! Bölgede sevilen sayılan bir kişi olduğunuzu vali bey söyledi” der. Şıh,başını sallar ve ”Sağolsunlar beni severler sayarlar Paşam” der. Atatürk memnuniyetini ifade eder ve ”Şıh Hazrertleri sakalınız dikkatimi çekti. Sakal bırakmak iyidir. Ancak çok uzun olması itibarı artırmaz uygun ölçüde olması daha yakışır alır.” der ve eliyle çene hizasını gösterir. ”Hiç değilse Peygamber efendimizinki gibi” der. Şıh, ”Olur paşam” der ve gönülsüz olarak köşkten ayrılır. Atatürk ilden ayrılır aradan bir ay geçer Atatürk valiyi arar ve ”Şıh sakalı kesti mi?” diye sorar vali şaşırır Atatürk’ün unuttuğunu düşünmüştü ”Paşam kellemi keserim sakalımı kesmem diyor bizde halk yanlış anlamasın diye baskı yapmıyoruz.” der. Atatürk valiye ”Tamam” der ve özel kalemini çağırır Nevşehir valiliğine telgraf yazdırır. Telgrafta ”Şıh Hazretlerini Manisa Valiliğine atadım. Devlet memuru olucak şekilde kılık kıyafetini ayarlayı, mazbatasını ve emrini almak üzere Çankaya Köşküne gelsin.” der. Telgrafı alan şıh, sakalı kestirir, kıyafetlerini ayarlar ve Çankaya Köşküne gelir. Nizamiye’de kendini tanıtır Atatürk’ün beklediğini söyler. Nizamiye görevlisi ”Tamam Şıhım haberimiz var. Atatürk size bu kapalı zarfı gönderdi yanıma gelmeden önce okusun dedi.” Şıh zarfı açar zarfta ”Mevki ve makam için bugün sakalını kesen yarın devletini satar.” yazıyordur.